MİRAS DAVALARINDA EZBER BOZAN ÇIKIŞ: “KAZANAN SADECE AVUKAT OLMASIN!”
MİRAS DAVALARINDA EZBER BOZAN ÇIKIŞ: “KAZANAN SADECE AVUKAT OLMASIN!”
Miras hukuku alanındaki derin uzmanlığını, Giresun ile İstanbul arasında kurduğu güçlü mesleki dayanışma köprüsüyle pekiştiren; çalışmalarını İstanbul merkezli olarak Esenler, Bağcılar ve Üsküdar gibi ilçeler üzerinden genişletmeye hazırlanan tecrübeli bir hukukçuyla bir araya geldik. Bölge halkının ve gurbetçilerin miras davalarında yaptığı kritik hataları ve ata topraklarının nasıl korunması gerektiğini tüm şeffaflığıyla konuştuk.

Gazeteci: Miras kalan gayrimenkuller söz konusu olduğunda, Doğu Karadeniz’de ve özellikle Giresun’da çoğu kişi satış yoluna giderek parayı paylaşmayı tercih ediyor. Siz ise “İlk tercih İzale-i Şüyu olmamalıdır” diyorsunuz. Neden?
Avukat: Çünkü miras kalan gayrimenkullerin doğrudan satılarak ortaklığın giderilmesi, uzun vadede ciddi kayıplara yol açabiliyor. Bölgede sıkça karşılaştığımız bu yaklaşım, ata mirasının gerçek değerinin yok olmasına neden oluyor. İnsanlar sürece başlarken yalnızca vekâlet ücreti ya da dava masraflarını değil, ellerindeki mirasın doğru değerlendirilip değerlendirilmediğini düşünmelidir. Taşınmazların aynen taksim edilip edilemeyeceği ya da üzerinde yapılan zirai faaliyetlerden ecri misil talep edilip edilemeyeceği detaylı şekilde incelenmelidir. Hak kaybı yaşamamak için alanında uzman bir miras avukatıyla çalışmak büyük önem taşır.

Gazeteci: Yazınızda dikkat çeken bir nokta var; bazı bölgelerde 5 yıllık zirai faaliyet gelirinin, taşınmazın satış fiyatına eşit olabildiğini söylüyorsunuz. Bu durumu biraz açar mısınız?
Avukat: Evet, bu oldukça önemli bir detay. Bazı taşınmazlarda metrekare birim fiyatları, 5 yıllık zirai faaliyet gelirine eşit seviyeye gelebiliyor. Böyle bir tabloda İzale-i Şüyu davasını ilk seçenek olarak görmek doğru değildir. Hukuki strateji burada belirleyici rol oynar. Gerekirse satış öncesinde ecri misil talep edilmeli, ardından aynen taksim şartları oluşmuşsa bu yol tercih edilmelidir.

Ayrıca Giresun’da bazı taşınmazların zirai vasfını yitirdiği bölgeler de mevcut. Bu alanlar turizm, yayla yerleşimi veya farklı yatırım modellerine dönüştürülebilir. İşte bu noktada, değer artışı odaklı çalışan bir avukatın katkısı, mirasın değerini üç hatta dört katına çıkarabilir.
Gazeteci: Özellikle memleketten uzakta yaşayan Giresunlulara, yani gurbetçilere ne önerirsiniz?
Avukat: Şunu net bir şekilde ifade etmek gerekir: Ne Türkiye eski Türkiye, ne de Giresun eski Giresun. Bölgenin dinamikleri, ekonomik değerleri ve potansiyeli ciddi şekilde değişti. Bu nedenle mirasçılar, klasik yöntemler yerine güncel verilerle şekillenen stratejik bir yaklaşım benimsemelidir. Ata mirasını korumanın yolu, doğru planlama ve profesyonel yönlendirmeden geçer.
Gazeteci: Vatandaşlar doğru avukatı nasıl seçmeli? Dosya masrafları ve vekâlet ücretleri çoğu zaman çekince yaratıyor.
Avukat: Her dosya kendine özgüdür ve özel değerlendirme gerektirir. Herkesin bakış açısı farklıdır; bu da çözüm yollarını değiştirir. İyi bir avukat, bilgisini müvekkiline açıkça aktarır, soru işareti bırakmaz ve süreci şeffaf yönetir.
Vatandaşlarımız avukatlarını dikkatle dinlemeli, analiz etmeli ve referanslarını araştırmalıdır. Daha önce aynı avukatla çalışmış kişilerin deneyimleri, yani geri bildirimler, doğru seçimde belirleyici olur. Unutulmamalıdır ki uzmanlığın ve tecrübenin bir bedeli vardır. Her pahalı avukat iyi değildir; ancak doğru stratejiyle hareket eden bir avukat, sağladığı kazançla aslında en ekonomik seçenektir.
Sonuç olarak, miras davalarında amaç yalnızca davayı sonuçlandırmak değil; aynı zamanda mirasın gerçek değerini korumak ve artırmaktır.